Bizi Arayın!
Bizi Arayn!
+90 546 975 42 35

2026 Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Sunanlar İçin Vergi İstisnası

Dijitalleşmenin küresel ölçekte hız kazanmasıyla birlikte, Türkiye’den yurt dışına yazılım hizmeti sunan geliştiriciler, ajanslar ve teknoloji şirketleri için vergi mevzuatı her zamankinden daha stratejik bir konu haline gelmiştir. 2026 yılı itibarıyla yurt dışına yazılım hizmeti sunanlar için vergi istisnası, hem bireysel yazılımcılar hem de kurumsal firmalar açısından ciddi avantajlar barındırmaktadır. Bu istisna, doğru şekilde uygulandığında kazancın önemli bir bölümünün vergiden muaf tutulmasını mümkün kılar.

Ancak bu avantajdan yararlanabilmek için belirli şartların eksiksiz şekilde yerine getirilmesi gerekir. Hizmetin niteliği, müşterinin konumu, faturanın düzenlenme biçimi ve döviz girdisi gibi unsurlar, istisnanın uygulanabilirliğini doğrudan etkiler. 2026 yılında geçerli olan güncel uygulamalar, önceki yıllara kıyasla daha net tanımlanmış olsa da hâlâ teknik detaylar içermektedir.

Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Nedir?

Yurt dışına yazılım hizmeti, Türkiye’de yerleşik bir kişi ya da şirketin, yurt dışında bulunan gerçek veya tüzel kişilere yazılım temelli hizmetler sunması anlamına gelir. Bu kapsam oldukça geniştir ve yalnızca kod yazımıyla sınırlı değildir. Web tabanlı uygulamalar, mobil uygulama geliştirme, API servisleri, SaaS çözümleri, oyun yazılımları, özel entegrasyonlar ve teknik danışmanlık hizmetleri bu tanıma dahildir.

Burada kritik nokta, hizmetten fiilen yurt dışında faydalanılmasıdır. Yazılım Türkiye’de geliştirilmiş olsa bile, eğer nihai kullanıcı ve kullanım alanı yurt dışındaysa, bu hizmet ihracat kapsamında değerlendirilir. 2026 yılı uygulamalarında bu kriter, vergi istisnasının temel dayanaklarından biri olarak öne çıkmaktadır.

2026 Vergi İstisnasının Hukuki Dayanağı

Yurt dışına yazılım hizmeti sunanlara tanınan bu avantajın temelinde gelir vergisi ve kurumlar vergisi istisnaları yer alır. Amaç, döviz kazandırıcı faaliyetleri teşvik etmek ve Türkiye merkezli teknoloji üretimini küresel pazarlarda daha rekabetçi hâle getirmektir.

2026 itibarıyla uygulanan düzenlemeler çerçevesinde, yurt dışına verilen yazılım, bilişim ve dijital hizmetlerden elde edilen kazancın belirli bir oranı vergi matrahından düşülebilmektedir. Bu oran, faaliyetin türüne ve mükellefin yapısına göre değişiklik gösterebilir. Bireysel mükellefler ile sermaye şirketleri arasında uygulama farklılıkları bulunur.

Kimler Bu Vergi İstisnasından Yararlanabilir?

Yurt dışına yazılım hizmeti sunan vergi istisnası, hem bireysel hem de kurumsal aktörleri kapsar. Freelance çalışan yazılımcılar, şahıs şirketleri, limited ve anonim şirketler bu kapsamda değerlendirilebilir. Önemli olan, faaliyetin belgelenebilir olması ve hizmet bedelinin yurt dışından döviz olarak tahsil edilmesidir.

2026 uygulamalarında özellikle dikkat edilen konulardan biri, hizmeti alan tarafın yurt dışında yerleşik olduğunun ispatıdır. Sözleşmeler, fatura bilgileri ve ödeme kayıtları bu noktada belirleyici rol oynar. Ayrıca hizmetin Türkiye’de kullanılmaması ve Türkiye pazarına yönelik olmaması gerekir.

Fatura ve Ödeme Süreçlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Vergi istisnasından yararlanabilmek için fatura düzenleme süreci son derece kritik bir aşamadır. Faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi, yabancı para birimi cinsinden kesilmesi ve açıklama kısmında hizmetin niteliğinin açıkça belirtilmesi gerekir.

Ödemenin mutlaka yurt dışından gelmesi ve bankacılık sistemi üzerinden Türkiye’ye döviz olarak transfer edilmesi beklenir. 2026 yılı itibarıyla, ödeme kanallarının şeffaflığı ve izlenebilirliği daha da önem kazanmıştır. Kripto varlıklar üzerinden yapılan tahsilatlar ise istisna uygulaması açısından hâlâ gri bir alanda yer almaktadır.

KDV Açısından Yazılım Hizmeti İhracatı

Yurt dışına verilen yazılım hizmetleri, belirli şartlar altında KDV’den istisna tutulur. Buradaki temel kriter, hizmetten yurt dışında faydalanılmasıdır. Eğer yazılım Türkiye’deki bir altyapıyı hedefliyorsa veya Türkiye’deki kullanıcılar için kullanılıyorsa, KDV istisnası uygulanmaz.

2026 yılında KDV denetimlerinin daha teknik ve detaylı hâle gelmesi beklenmektedir. Bu nedenle yazılımın kullanım senaryosu, kullanıcı lokasyonları ve hizmetin kapsamı net şekilde dokümante edilmelidir.

2026 Yılında Öne Çıkan Riskler ve Hatalar

Vergi istisnası cazip olsa da yanlış uygulamalar ciddi cezai riskler doğurabilir. En sık yapılan hatalar arasında, yurt içindeki müşterilere verilen hizmetlerin yanlışlıkla yurt dışı kapsamında değerlendirilmesi ve eksik belgeyle istisna talep edilmesi yer alır.

Ayrıca, yazılım hizmeti ile yazılım satışı kavramlarının karıştırılması da önemli bir sorundur. Lisans satışları, bakım hizmetleri ve abonelik modelleri farklı vergisel sonuçlar doğurabilir. 2026 yılında bu ayrımların daha sıkı şekilde inceleneceği öngörülmektedir.

Stratejik Değerlendirme

2026 yurt dışına yazılım hizmeti sunanlar için vergi istisnası, doğru planlandığında teknoloji üreticileri açısından büyük bir fırsat sunar. Ancak bu fırsat, mevzuata hâkimiyet, doğru muhasebe yönetimi ve şeffaf iş süreçleri ile anlam kazanır.

Yazılım ihracatını sürdürülebilir bir gelir modeline dönüştürmek isteyenler için vergi istisnası yalnızca bir avantaj değil, aynı zamanda stratejik bir araçtır. Bu nedenle kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli uyum ve kurumsallaşma perspektifiyle hareket etmek, 2026 ve sonrasında çok daha kritik olacaktır.


0 Yorum | Demirbaş Muhasebe | Muhasebe



Bilgi almak ve sorularınıza cevap bulmak için bize ulaşın!

Demirbaş Muhasebe © 2024. Tüm Hakları Saklıdır